Parlama ve Patlama Riski Nedir?
Endüstriyel tesislerde kullanılan, depolanan veya üretim süreçleri sırasında ortaya çıkan yanıcı gazlar, buharlar, solventler ve yanıcı tozlar uygun koşullar altında patlayıcı ortam oluşturabilir.
Bu ortamın bir tutuşturucu kaynakla karşılaşması; yangın, parlama veya patlamaya neden olarak çalışan güvenliğinin yanı sıra tesis, üretim ekipmanları ve operasyonların sürekliliği üzerinde ciddi sonuçlar oluşturabilir.
Bu nedenle parlama ve patlama risklerinin yönetimi yalnızca bir mevzuat yükümlülüğü olarak değil, işletmenin operasyonel ve kurumsal dayanıklılığının önemli bir bileşeni olarak ele alınmalıdır.
Parlama ve Patlama Risklerini Nasıl Değerlendiriyoruz?
Çalışmanın kapsamı tesisin üretim süreçlerine, kullanılan maddelere ve mevcut tehlikelere göre belirlenir.
Değerlendirme süreci genel olarak;
- Tesis ve üretim proseslerinin incelenmesi,
- Yanıcı ve parlayıcı maddelerin belirlenmesi,
- Yanıcı gaz, buhar ve toz kaynaklarının değerlendirilmesi,
- Patlayıcı ortam oluşabilecek alanların belirlenmesi,
- Tutuşturucu kaynakların değerlendirilmesi,
- Zone sınıflandırmasının yapılması,
- Mevcut teknik ve organizasyonel önlemlerin incelenmesi,
- Risk azaltıcı önlemlerin belirlenmesi,
- Patlamadan Korunma Dokümanının hazırlanması
aşamalarını içerebilir.
Her tesisin üretim prosesi ve risk profili farklı olduğu için çalışmalar işletmeye özel olarak planlanır.
Hangi İşletmelerde Parlama ve Patlama Riski Bulunabilir?
Bu risk özellikle;
- Kimya fabrikaları
- Boya ve kaplama tesisleri
- Otomotiv boyahaneleri
- Akaryakıt tesisleri
- Solvent depolama ve kullanım alanları
- Un fabrikaları
- Yem fabrikaları
- Tahıl işleme ve silo tesisleri
- Gıda üretim tesisleri
- Ahşap ve mobilya fabrikaları
- Plastik üretim tesisleri
- Geri dönüşüm tesisleri
- Yanıcı gaz kullanılan işletmeler
- Yanıcı veya patlayıcı toz oluşabilecek üretim tesisleri
açısından değerlendirilmelidir.
Patlamadan Korunma Dokümanı (PKD)
Patlamadan Korunma Dokümanı, patlayıcı ortam oluşma ihtimali bulunan işyerlerinde patlama risklerinin sistematik olarak değerlendirilmesini ve alınması gereken önlemlerin ortaya konulmasını sağlayan temel çalışmalardan biridir.
Tesisin prosesleri, kullanılan maddeler, patlayıcı ortam oluşabilecek alanlar, tutuşturucu kaynaklar ve mevcut koruma önlemleri birlikte değerlendirilir.
Amaç yalnızca bir PKD dosyası oluşturmak değil, sahadaki gerçek patlama risklerinin belirlenmesi ve kontrol altına alınmasına teknik temel sağlamaktır.
ATEX ve Zone Sınıflandırması
Patlayıcı ortam oluşabilecek bir tesiste risk her noktada aynı değildir.
Patlayıcı atmosferin oluşma sıklığı ve ortamda bulunma süresi gibi faktörler dikkate alınarak tehlikeli alanların uygun şekilde sınıflandırılması gerekir.
Zone sınıflandırması; patlama risklerinin değerlendirilmesi, uygun ekipmanların belirlenmesi ve tutuşturucu kaynakların kontrol edilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Toz Patlaması Riskleri
Patlama riski yalnızca gaz ve solvent kullanılan işletmelerde ortaya çıkmaz.
Un, tahıl, yem, şeker, ahşap ve bazı üretim proseslerinde oluşabilen yanıcı tozlar havada uygun konsantrasyona ulaştığında patlayıcı atmosfer meydana getirebilir.
Özellikle kapalı prosesler, filtre sistemleri, silolar, elevatörler, taşıma sistemleri ve toz birikiminin oluşabileceği alanların değerlendirilmesi önemlidir.
Dokümandan Sahaya: Endüstriyel Risk Yönetimi
ONOVA'nın ayrışmasını burada başlatalım.
Bir işletmenin Patlamadan Korunma Dokümanına sahip olması tek başına tesisin dayanıklı olduğu anlamına gelmez.
Üretim proseslerinin değişmesi, yeni ekipmanların devreye alınması, kullanılan kimyasalların değişmesi veya mevcut koruma sistemlerinin yetersiz kalması tesisin risk profilini değiştirebilir.
Bu nedenle dokümanı nihai ürün olarak değil, risk yönetiminin araçlarından biri olarak görüyoruz.
Ama bundan da daha büyük bir soru var:
Patlamaya Karşı Güvenli Bir Fabrika, Dayanıklı Bir Fabrika mıdır?
Her zaman değil.
Tesisinizde parlama ve patlama risklerini kontrol altına almış olabilirsiniz.
Ancak;
Binanız depremde zarar görürse?
Üretim hattınız devre dışı kalırsa?
Kritik çalışanlarınıza ulaşılamazsa?
Mevzuat açısından başka kritik uygunsuzluklarınız varsa?
Ana tedarikçiniz afet nedeniyle üretimini durdurursa?
Patlama yaşanmasa bile işletmeniz faaliyetlerine devam edemeyebilir.
Endüstriyel Güvenlikten Kurumsal Dayanıklılığa
Bir fabrikanın dayanıklılığını tek bir risk üzerinden değerlendirmiyoruz.
Yapının deprem performansı, parlama ve patlama riskleri, üretim süreçleri, çalışan güvenliği, mevzuat uyumu, afet hazırlığı, kritik operasyonlar ve tedarik zinciri birbirleriyle bağlantılıdır.
ONOVA Kurumsal Dayanıklılık Merkezi, bu alanları birbirinden bağımsız hizmetler olarak değil, kurumun faaliyetlerini sürdürebilmesini sağlayan tek bir dayanıklılık sisteminin parçaları olarak ele alır.
Böylece kurumlar farklı risk alanlarında çok sayıda bağımsız çözümü koordine etmek yerine, kritik risklerini tek merkezden ve bütüncül bir bakış açısıyla yönetebilir.
Tesisiniz Güvenli. Peki Kurumunuz Dayanıklı mı?
Parlama ve patlama risklerinden yapısal güvenliğe, mevzuat uyumundan afet ve iş sürekliliğine kadar kurumunuzun kritik risklerini birlikte değerlendirelim.
Ücretsiz Ön Değerlendirme Talep Edin